Polykleitos - Antik Yunan Heykeltıraş
Polykleitos, MÖ 5. yüzyılda yaşamış, antik dünyanın yetiştirdiği en büyük Yunan heykeltıraşlarından biridir. Argoslu olan sanatçı, dönemin en saygın atölyelerinden birini kurmuş; hem eserleriyle hem de teorik yazılarıyla Batı sanatının temellerini şekillendirmiştir. Platon ve Aristoteles gibi filozoflar tarafından adı anılan Polykleitos, heykeltıraşlığı saf bir el sanatının çok ötesine taşıyarak onu matematiksel bir disipline dönüştürmüştür.
Antik kaynaklara göre Polykleitos, Sicyon'lu usta Ageladas'ın yanında yetişmiştir. Aynı atölyeden çıkan Myron ve Pheidias ile birlikte klasik dönem heykelciliğinin üç büyük ustasından biri olarak kabul edilmektedir. Pheidias büyük tanrı heykellerinde ve mimari süslemelerde öne çıkarken, Polykleitos özellikle atletik insan figürünü mükemmelleştirme yolunda kendine özgü bir yol çizmiştir.
Polykleitos Kimdir ve İdeal Oranların Kuralı Nedir?
Polykleitos'u diğer çağdaş ustalardan ayıran en temel özelliği, insan bedeninin ideal oranlarını matematiksel bir sistemle tanımlamış olmasıdır. Bu sistemi açıkladığı teorik yazısına da "Kanon" adını vermiştir. Yazının kendisi günümüze ulaşmamış olsa da Galen başta olmak üzere pek çok antik yazar bu eserden alıntılar yapmıştır.
Kanon'a göre güzellik, beden parçalarının birbirleriyle ve bütünle olan sayısal oran ilişkisinden doğar. Parmak, el, ön kol, kol ve gövde arasındaki oranlar belirli bir aritmetik uyum içinde olmalıdır. Bu fikir antik dünyada "simetria" kavramıyla karşılanmıştır; parçalar arasındaki uyumlu orantısallık anlamına gelir. Zıddına ise asimetri denir.
Polykleitos yalnızca yazmakla kalmamış, bu kuralları somutlaştırmak için bir heykel de yapmıştır. "Kanon" adıyla da anılan bu heykel, teorinin bronz bir ifadesidir. Sanat tarihinde belki de ilk kez bir usta hem teorisyen hem de uygulamacı olarak aynı eserde buluşmuştur.
Doryphoros: Mızrak Taşıyan Adam
Polykleitos'un en ünlü eseri olan Doryphoros (Mızrak Taşıyan), MÖ yaklaşık 450-440 yılları arasında üretilmiştir. Orijinal bronz eser kaybolmuş olsa da onlarca Roma dönemi mermer kopyası günümüze ulaşmıştır; en iyi korunmuşu Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.
Heykel, omuzunda mızrak taşıyan genç bir atletin figürünü canlandırır. Figür "contrapposto" ilkesiyle tasarlanmıştır: sol bacak ağırlık taşırken sağ bacak gevşemiştir; bunun karşısında sol omuz aşağıda, sağ omuz yukarıdadır. Bu çapraz denge figüre hem dinginlik hem de potansiyel hareket hissi verir. Önceki dönemin sert ve cepheden duran Kuros heykellerinden ne denli farklı olduğu hemen göze çarpar.
Antik kaynaklar bu heykelin Polykleitos'un Kanon'unu üç boyutlu biçimde somutlaştırdığını vurgulamaktadır. Doryphoros yalnızca bir heykel değil; aynı zamanda yürüyen, nefes alan bir manifesto niteliği taşır.
Diadumenos: Şerit Bağlayan Atlet
Polykleitos'un bir diğer önemli eseri Diadumenos (Şerit Bağlayan)'dur. MÖ yaklaşık 420-410 yıllarına tarihlenen bu heykelde atletizm yarışmasında zafer kazanmış bir genç başına zafer şeridini bağlamaktadır. Doryphoros'a kıyasla daha yumuşak hatlara sahip olan bu figür, olgunlaşmış bir ustanın elinden çıktığını belli eder.
Orijinali yine bronzdu ve günümüze mermer kopyalar aracılığıyla ulaşmıştır. En iyi bilinen kopyalardan biri Atina Ulusal Arkeoloji Müzesi'nde, bir diğeri New York Metropolitan Sanat Müzesi'nde bulunmaktadır. Diadumenos, Polykleitos'un insan bedenini salt anatomi olarak değil, zafer ve onur dolu bir an olarak betimleme kapasitesini gözler önüne serer.
Hera Heykeli ve Dini Eserleri
Polykleitos yalnızca atletik figürlerle sınırlı kalmamıştır. Antik kaynaklar, sanatçının Argos Hera Tapınağı için devasa bir tanrıça heykeli yaptığından söz etmektedir. Altın ve fildişinden oluşan bu chryselephantine heykel döneminin en önemli dini yapıtlarından biri sayılmıştır. Pausanias gibi seyyah-yazarlar bu heykeli övgüyle anlatmış olsa da eser günümüze ulaşmamıştır.
Bu eserin varlığı, Polykleitos'un yalnızca laik atletizm ikonografisiyle değil, tanrısal temsille de ilgilendiğini ortaya koyar. Pheidias'ın Olimpia Zeus'u nasıl dini bir başyapıt sayılıyorsa, Polykleitos'un Hera'sı da Argos için aynı simgesel önemi taşımıştır.
Etkisi ve Mirası
Polykleitos'un sanatsal mirası yalnızca kendi dönemini değil, yüzyıllar boyunca Batı sanatını etkilemiştir. Hellenistik dönemde ve ardından Roma sanatında pek çok heykeltıraş onun oran ve denge ilkelerini referans almıştır. Eserlerinin kopyaları Roma villalarını, hamamlarını ve kamusal alanlarını süslemiştir.
Rönesans'ta Antik Yunan ideallerine duyulan ilginin yeniden canlanmasıyla Polykleitos tekrar gündemin merkezine gelmiştir. Leonardo da Vinci'nin oran araştırmaları, Michelangelo'nun heykellerindeki kas yapısı ve denge anlayışında Kanon'un izleri açıkça sezilmektedir.
Modern çağda ise Polykleitos, sanat teorisinin öncüsü olarak özellikle vurgulanmaktadır. Kurallarını kaleme alarak sanatı öğretilebilir, tartışılabilir ve geliştirilebilir bir entelektüel etkinliğe dönüştürmüştür.
Sonuç
Polykleitos, MÖ 5. yüzyılın ortasında Yunan heykelini yalnızca bir zanaattan değil, aynı zamanda bir bilimsel ve felsefi disiplin olarak yeniden tanımlamıştır. Doryphoros ve Diadumenos gibi başyapıtları, insan bedeninin mükemmelliğini yakalamak için oluşturduğu matematiksel Kanon ile birleşince sanat tarihinin en bütünsel programlarından birini ortaya koymuştur. Eserlerin orijinalleri yüzyıllar içinde yok olmuş olsa da bıraktığı fikirler ve kopyalar aracılığıyla Polykleitos, antik çağdan modern zamana uzanan köprünün en sağlam taşlarından biri olmaya devam etmektedir.
Eklenme Tarihi:
Puanla:
5
1 Oy